KADEM’den Tartışmalı Nafaka Önerisi!

  • 23 Nisan 2019
  • 336 kez görüntülendi

KADEM (Kadın ve Demokrasi) derneği ‘Nafaka Tartışmalarına İlişkin Hukuki Değerlendirme’ başlığı ile süresiz nafakaya ilişkin çözüm önerileri aldı altında Twitter hesabından açıklama yaptı.

KADEM (Kadın ve Demokrasi) derneğinin Süresiz Nafaka Konusunda görüş, düşünce ve önerileri şöyle;

1. Türk Medeni Kanunu’na Göre Nafaka

2002’den önce yürürlükte olan 743 sayılı TMK’ya göre yoksulluk nafakasının 04.05.1988 tarihine kadar boşanmadan itibaren 1 YIL, 04.05.1988 tarihinden sonra ise SÜRESİZ olarak uygulandığı görülmüştür.

Bu değişikliğin nedeni ise, yaş, eğitim, sosyal gerekçeler gibi çeşitli sebeplerle hayatını idame ettirmekte zorlanan kadınlara boşanmayı müteakip 1 YIL süreyle ödenen nafakanın yeterli olmamasıdır. 1988 yılında yapılan bu değişiklikten önce yapılan tartışmalara baktığımızda, 743 sayılı TMK’da yer alan 1 YIL SÜRE sınırının kaldırılarak, yoksulluk nafakası için süre belirlenmemesinin, mahkemelerin tarafların durumuna göre ve ihtiyaç nispetinde değerlendirme yapmasının uygun olduğu kanaatinin öne çıktığı görülecektir. Nitekim değişiklik de bu gerekçelerle yapılmıştır.

743 sayılı TMK’da yapılan bu değişiklik 4721 sayılı TMK’da da aynen korunmuştur.

Türk Medeni Kanunun 175. Maddesinde; “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha fazla olmamak şartıyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” denilmiştir.

Maddede açıkça görüldüğü üzere nafakanın “süresiz” olarak talep edilebilmesi düzenlenmiş; mahkemelerin süresiz olarak hükmetmesi gerektiğine ilişkin amir bir hükme yer verilmemiştir. Buradan hareketle, mahkemelerin tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre bir süre tayin etmesi pekâlâ mümkündür. 

Kaldı ki 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 175. maddesine göre yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için;
• Boşanmayla yoksulluğa düşmesi,
• Eşin; yeme, içme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, eğitim, kültür gibi ihtiyaçları karşılayacak gelirinin olmaması,
• İstemde bulunan tarafın daha ağır kusurlu olmaması,
• Nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağı,
• Eşit kusur halinde nafakaya hükmedilebileceği,
• Tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınır.

Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak şartıyla geçimi için diğer eşten mali gücü oranında ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 176. maddesinde sayılan yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin şartlar gerçekleşmediği müddetçe,  herhangi bir süre sınırı olmaksızın nafaka isteyebilir.

TMK 176. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yoksulluk nafakası; nafaka alacaklısının evlenmesi ya da taraflardan birisinin ölümü halinde kendiliğinden; alacaklının evlenmeden fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi, nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü tamamen yitirmesi durumlarında ise mahkeme kararıyla ortadan kalkmaktadır. Uygulamada, nafaka yükümlüsü eş nafaka hükmünün ortadan kalkması için mutlaka dava açması gerekmektedir.

TMK 176. maddesinde düzenlenen bir diğer husus ise nafakanın toplu bir şekilde ödenmesinin mümkün olmasıdır. Buna göre  ‘’Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir’’ denilmiştir.

Nafaka mevzuunda yetkili üst mahkeme olan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin, TMK 175. maddede düzenlenen “süresiz talep edebilme” imkânını hükümde de süresizlik olarak yorumladığı görülmektedir. Kanaatimizce, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin bu görüşünde ısrar etmemesi ve tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre, nafaka yükümlülüğünü süreyle sınırlayan görüşü kabul etmesi bu konudaki tartışmaların bertaraf edilmesi açısından daha uygundur. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Daire Başkanının açıklamalarından anlaşıldığı üzere, hâlihazırda Yargıtay bu görüşünü değiştirmek istememektedir. Kuvvetle muhtemeldir ki bu ısrarın nedeni, yasa maddesini her dava için yeniden yorumlanmamın sebep olacağı iş yükü ve süre tayini için gereken araştırma ve değerlendirme çalışmalarıdır.

2. Mahkemeler “süreli” nafaka kararları verebilecekse, biz neden TMK 175. maddede yer alan “SÜRESİZ” ibaresinin kaldırılmasına karşı çıkıyoruz?

Yaşadığımız toplumda, özellikle kadınlar bakımından eğitim, yaş, ekonomik durum, sosyal kabul ve benzeri kişisel durumu oluşturan özelliklerde bir standart olmadığı vakıadır.  Nafaka kararında, saydığımız bu hususlar ve kişilerin varsa diğer subjektif sebeplerinin tamamı dikkate alınmalıdır. Yukarıda kısaca açıklamaya çalıştığımız üzere, kanunda düzenlenen “süresiz talep” imkânı, her olayda tarafların durumuna göre karar vermeye imkân tanımaktadır. Bir diğer deyişle, hâkimlere, karşılaştıkları vakalarda takdir hakkı tanımaktadır. Yasayla tanınan bu takdir hakkının (süre sınırı konularak) kaldırılması ya da kısıtlanması durumunda, nafakaya ihtiyaç duyan taraflar bakımından yeni mağduriyetlerin doğması kaçınılmazdır. 1988’den önce yürürlükte olan 1 YIL SÜRELİ NAFAKA ödenmesi durumundaki mağduriyetlerin bir benzeri günümüzde yaşanacaktır.

Uygulamadaki örneklerde, nafaka borçlusunun ödeme gücünün yüksek olması halinde ya da müstakbel nafaka alacaklısının ihtiyacının olmaması durumunda, boşanma sürecinde nafaka konusunun çoğu kez hiç tartışma konusu olmadığını biliyoruz. Bugün kamuoyunda bir sorun olarak tartışılan yoksulluk nafakası, nafaka borçlusunun ödeme güçlüğü içinde olduğu, nafaka alacaklısının ise cüz’i de olsa aldığı nafakaya ihtiyaç duyduğu durumlarda cereyan etmektedir. Şu halde tarafların her ikisinin de ihtiyaç hali içinde olduğu durumlar için yeni bakış açısına ve çözüm yollarına ihtiyaç duyulduğu açıktır.

3. KADEM’in Çözüm Önerileri

a. Aile Hukuku bağlamında arabuluculuk kurumu işletilmelidir: 

b. Nafakanın toplu ödenmesi – maddi ve manevi tazminat: 

c. Yargıtay’ın içtihat değişikliği: 

d. Nafakanın azaltılması ya da kaldırılması:

e. Evlilik süresine bağlı nafaka ödemesi:

Sonuç itibariyle, yoksulluk nafakası konusunda toplumda oluşan talebin ve siyaset mekanizması üzerindeki ağır tazyikin farkındayız. Kuşkusuz gerek Hükümetimiz gerekse TBMM grubu, sorunun çözülmesi için bütün seçenekleri değerlendirmektedir. Ancak KADEM olarak önceliğimiz, hukukun temel ilkelerine ve insanımızın güncel ihtiyaçlarına uygun çözümler bulunarak yeni mağduriyetler oluşmasının önüne geçmektir.

Kaynak: Kadın ve Demokrasi Derneği

KADEM’den Tartışmalı Nafaka Önerisi hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorum kısmına yazabilirsiniz…

En güncel haber ve gelişmelerden, anında haberdar olmak için YouTube kanalımıza abone olup bildirimleri açmayı unutmayın! Kanalımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz