Mirasta Hayırlı Evlat Sözleşmesi!

  • 28 Nisan 2019
  • 147 kez görüntülendi


Evlatların yaşlı anne babalarına bakmaları, yaşlılıklarında onlarla ilgilenmeleri ve gözetmeleri çok önemlidir.

Eğer bir kimse vadesi erken yetip de yaşlanmadan ölmezse, belirli bir zamandan sonra kendi kişisel bakımını kendisi yapamaz hale gelebilir. Böyle durumlarda yaşlıların kişisel bakımları toplumumuzda halen evlatları tarafından yerine getirilir.

Yaşı anne babanın evlatları birden fazla ise, anne babalarına ya dönüşümlü bakarlar. Ya da içlerinde gönüllü bir kardeşleri varsa, diğer kardeşler ona maddi manevi yardımda bulunur. Bazen de anne baba, gelin ya da damatlarıyla iyi ilişkileri nedeniyle oğulları ya da kızlarının yanında kalırlar.

Titiz seçim

Eh, Anadolu’da anne baba en küçük oğullarını evlendirirken gelin kızlarını daha titiz seçerler. Büyük çocuklar çoktan evlenip başka şehirlere, başka evlere taşınmıştır bile. En küçük oğulları halen yanlarındadır ve evlenince de gelinleriyle beraber oturacaklardır. Onun için yaşlılıklarında kendileriyle ilgilenecek mizaçta bir gelin kız tercih etmek isterler.

Anne baba, yaşlılıklarında kendilerine bakan, kişisel bakımlarını üstlenen çocuklarını miras bakımında da ayrı tutmak ister. Buna da hakları vardır. Mesela birlikte oturdukları evi kendisine bakan oğluna ve kızına bırakmak ister. İhsan Amca soruyor, peki bu hukuken mümkün mü? İhsan Amca diyor ki, “Ben ortanca oğlum ve gelinimle çok iyi anlaşıyorum. Yaşlılığımda bana ve eşime seve seve bakacaklarını, onlarla oturmamı istiyorlar. Onlar bana ve eşime bakmayı gerçi karşılıksız üstleniyorlar ama ben yine de onları mirasım konusunda ayrı tutmak istiyorum. Diğer çocuklarımdan ayrı bunu yapabilir miyim?”

Yapabilirsin İhsan Amca, sana ölünceye kadar bakacak çocuğuna oturduğun ya da kiradaki başka bir evini, arsanı, bankadaki paranı, bir şirketteki hisseni bırakabilirsin!

İptal davası açılabilir

Efendim? Ha, evet İhsan Amca, gerçekten de diğer mirasçılar, Allah uzun ömür versin sana, sen öldükten sonra bizim miras muvazaası dediğimiz davayı açıp, sen daha hayattayken oğluna devrettiğin dairenin tapusunun iptali davası açabilirler.

Böyle sorunların önüne geçebilmen için hukuki yollar da yok değil; “ölünceye kadar bakma sözleşmesi” böyle bir imkan veriyor.

İhsan Amca, sana bakacak oğlunla ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapabilirsin. Türk Borçlar Kanunu 611’inci maddesiyle buna izin veriyor. Bu sözleşme tıpkı miras sözleşmesi gibi, yani resmi vasiyetname şeklinde olacak olacak.

Bakım karşılığı miras

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde, sana kim bakacaksa o kişi, sen ölünceye kadar sana bakıp gözetmeyi üstlenir, İhsan Amca. Sen de bunun karşılığı ona bir şey vermelisin, bir şey devretmelisin, mesela bir şirketteki hisselerini, oturduğun daireyi…

Endişelenme İhsan Amca, sen ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapıp evinin tapusunu da oğluna devretmiş olsan bile, eğer ileride muhtaç olduğunda sana bakmazsa, kanun seni koruma altına alıyor, 613’üncü maddeyle sana bu ev üzerinde yasal ipotek hakkı veriyor.

Bakım borçlusu oğlun, almış olduğu evin değerine ve senin daha önce sahip olduğu sosyal durumuna göre hakkaniyetin gerektirdiği edimleri, sana ifa etmekle yükümlüdür.

Bakım borçlusu oğlun, özellikle uygun gıda ve konut sağlamak, hastalandığında da sana gerekli özenle bakmak ve seni tedavi ettirmek zorundadır. Bu yükümlülüklerini yerine getirmezse, oğluna devrettiğin evin üzerindeki ipotek hakkını kullanabilirsin.

Miras bırakacağın tek ev bu olsa bile, diğer çocuklarının sen öldükten sonra iptal ettirme hakları yok. Yeter ki gerçekten ve geçerli bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi olsun ve oğlun da sana ölünceye kadar gereği gibi bakmış olsun.

Miras muvazaası davası

Sana gerçek bir olay anlatayım İhsan Amca. Yaşlı bir adam, 1993’te kendisine bakan oğluyla ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapar ve karşılığında da oğluna en kıymetli dairesinin tapusunu verir. On yıl sonra vefat eder. Geride kalan Zeynep, Emine ve Havana adlı üç kızı, abilerine karşı tapu iptali davası açar. Derler ki “Babamız bu daireyi abimize muvazaalı olarak devretti. Bizlerden mal kaçırmak için ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaptı.”

Mahkemede davalı oğul, babasına her zaman gerekli saygı ve ilgiyi gösterdiğini, ölünceye kadar onun bakımını üstlendiğini söyler. Ayrıca babasının davacı kız kardeşi Emine’ye de bir daire verdiğini, diğer davacı kızı Zeynep’e ise parasal katlı sağladığını belirtir.

Yargıtay’a intikal eden davada, miras bırakan kişinin, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı daire tapusunun devri işleminin muvazaalı olup olmadığının belirlenebilmesi için, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı araştırılır.

Anlaşılır ki miras bırakan kişinin daha 8 parça taşınmazı vardır ve bunlar oğlu dâhil diğer üç kızına geçmiştir. Bu yüzden o tek bir dairenin ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle oğluna devretmesinin muvazaalı olmadığına karar verilir.

Süresiz nafaka burada da sorun

İhsan Amca, senin ölünceye kadar süresiz nafaka ödeme gibi bir borcun yok. Ama olanlar var. İşte ölünceye kadar süresiz nafaka borcu olanların, boşanmalarına, artık boşandıkları eşlerinin yaşlılıklarında kendilerine bakmayacağı kesin olmasına rağmen, kendilerine ölünceye kadar bakacak olanlarla serbestçe bakım sözleşmesi yapamıyorlar.

Nafaka varsa iş değişir

Nasıl mı? Şimdi bir kişi eşiyle boşanmış. Boşanmada mahkeme hem kendisinin hem de eşinin kusurlarının eşit olduğuna hükmetmiş. Böyle bir tarafın ölünceye kadar süresiz nafaka ödemesine karar vermiş. Nafaka borçlusu yıllarca nafaka ödemiş, yaşlanmış. Artık kendisine bakamayacak hale gelmiş. Bir insan evladı, ben sana ölünceye kadar bakarım demiş. O da kendisine ölünceye kadar bakacak olan kişiye banka faizdeki parasını, kira getiren dairesini devretmiş.

Durum böyle olunca, yıllar önce boşandığı eşine nafaka ödeyecek geliri kalmamış. İşte burada, nafaka borcu kendisi ölünceye kadar devam ettiği için, istediği koşullarda ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapmasına yasal bir engel çıkacaktır.

Yasal bir engel var

Çünkü Türk Borçlar Kanunu’nun 615’inci maddesi buna engel. Kanun diyor ki “Eğer nafaka borçlusu, ölünceye kadar bakma sözleşmesi yüzünden kanuna göre nafaka yükümlüsü olduğu kişilere karşı yükümlülüğünü yerine getirme imkânını kaybediyorsa, bundan yoksun kalanlar sözleşmenin iptalini isteyebilirler.” Başka bir ifadeyle İhsan Amca, süresiz nafaka alacaklısı eşin, nafaka borçlusu eşinin yaşlı olup bakıma muhtaç olmasına rağmen, önce kendi nafakasını düşünme hakkı var. Şimdi düşünelim İhsan Amca, bir kimse yılar önce boşandığı ve yıllardır yüzünü bile görmediği eşine sırf ölünceye kadar nafaka ödemek zorunda kaldı diye, kendisine yaşlılığında, bakıma muhtaç hale geldiğinde ölünceye kadar bakacak kişilerle dilediği gibi sözleşme imzalayamayacak.

Yani, kendisine ölünceye kadar bakacak kişiye değil, yıllar önce boşandığı eşinin nafaka alacağını hesap etmek zorunda kalacak. Eğri oturup doğru konuşalım, bir kimsenin yaşlılığında kendisine bakacak kişinin mi menfaati üstündür, yoksa yıllar önce kısa bir süre evli kalıp boşandığı kişinin mi? Adamı bari yaşlılığında, bakıma muhtaç hale geldiğinde nafaka borcundan kurtaralım! Ölmesini beklemeyelim! Haksız mıyım İhsan Amca?

Kaynak: Milliyet

Yazar: Prof.Dr.Erol Ulusoy

Tarih: 27/04/2019

En güncel haber ve gelişmelerden, anında haberdar olmak için YouTube kanalımıza abone olup bildirimleri açmayı unutmayın! Kanalımıza aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz